Pepee’nin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee hakkında konuştuk

pepee 4 Pepeenin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee hakkında konuştuk

AdamOlacakMinikGrubu‘ndan Yıldız Kurt (YK), çocuklar tarafından çok sevilen bir Türk çizgi filminin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç (AŞB) ile Pepee hakkında bir röportaj yaptı. Röportajı okuduğunuzda Pepee hakkında merak ettiğiniz pek çok soruya cevap bulacaksınız. Pepee’nin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç’i tanıdıktan sonra Pepee karakterinin nasıl ortaya çıktığını, Pepee ile çocuklara neler kazandırmayı hedeflediklerini öğreneceğiz. O zaman daha fazla merak etmeyelim ve röportaja geçelim.

02 Pepeenin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee hakkında konuştuk

YK: Öncelikle iş yoğunluğunuz arasında bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıması için kendinizden biraz bahseder misiniz? Ayşe Şule Bilgiç kimdir?

AŞB: Marmara Üniversitesi İleşim Fakültesi Mezunuyum. Okul yıllarından beri hep hayıflanırdım neden Türk Çizgi Film karakterleri, filmleri yapılmıyor bu memlekette diye. Sonra hayat beni biraz çeşitli rüzgarlar ile çok çeşitli iş alanlarına taşıdı. İletişim fakültesinin önüme açtığı her konuda çalıştım. A&B Tanıtımda Halkla İlişkiler, Pen Ajans D’Arcy zamanında Reklam yazarlığı, Kanal D ve CNN Türk’te program yapımının her aşamasında, çeşitli dizi film ve sinema filmlerinin kamera arkasında geçen süreçlerden sonra Yücel Uçanoğlu’nun destekleri ile kamera önüne geçtim. Oyunculuk işin vitrin kısmı olduğu için herkes de hep ve sadece bu yüzüm ile tanıdı. Peşine Hürriyet’te Rüzgarın Kızı ismi ile Motosiklet Gazeteciliği geldi. Ama bunların hepsi rüzgarın beni ittiği yerlerde yaşadıklarımdı.

Çizgi Film ise ilk kez rüzgarını benim estirdiğim, kendi başıma sıfırdan ve önümde hiçbir fırsat yokken oluşturduğum bir girişim. Diğerlerinden ayrılan en büyük özelliği sıfırdan, karar vererek tüm zorluklarına katlanarak giriştiğim bir iş olması. Sanırım çizgi film yaparak öleceğim.

YK:Ayşe Şule Bilgiç nasıl bir çocuktu? Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

AŞB: Kendi halinde, içinde fırtınalar kopan ama hep köşeden sessizce olayları gözlemleyen bir çocuktum. İç sesimle çok baş başa bir çocukluk geçirdim. Çok kıt kanaat geçinen ama inanılmaz mutlu bir aileydik. 3 kardeş çok eğlenirdik. Hiçbir kompleksim, hiçbir ezikliğim olmadı. Annemin hayata pozitif duruşu hepimizi çok olumlu etkilemiş şimdi fark ediyorum.

YK: Çocukken ne tür çizgi filmler izliyor muydunuz? Hatırladıklarınızı bizimle paylaşır mısınız?

AŞB: Heidi’nin hastasıyım. Pepee’de hafif Heidi esinlenmeleri vardır mesela… Yemyeşil kırlar, Pepee’nin bu yeşil kırlarda kollarını iki yana açıp özgürce koşturması Heidinin bendeki yansımalarıdır. Hayao Miyazaki, Heidi’nin yaratıcısı da bu sektörde en beğendiğim saygı duyduğum adamdır.

YK: Bizler sizi oyunculuk kimliğinizle tanıdık. Sizi çocuk programı yapmayı yönlendiren neydi?

AŞB: Okul yıllarımdan beri neden kimse Türk çizgi filmi yapmıyor diye de çocuksu duygularla yükselir hatta sinirlenirdim. Kimse yapmazsa bir gün elime fırsat geçtiğinde kesinlikle bir Türk karakter yapacağım derdim. Yaptığım bir torba dolusu işten kazandığım paralar ve Kıraç’ın müthiş desteği bana Düşyeri Çizgi Film Stüdyosunu kurma imkanı tanıdığında artık yıllardır kafamda olan bu düşü gerçekleştirmenin vakti gelmişti.

Tüm olumsuzluklarına, imkânsızlıklarına, alıcısı olmamasına, altyapısı, nasıl yapıldığını bilen yetişmiş iş gücü olmamasına rağmen çok büyük bir inanç ve istekle başladım çizgi filme. Beni en çok motive eden şey aslında bu imkânsızlıklardı…

YK: Oyunculuk ile çizgi film yapımcılığını karşılaştırdığınızda size en çok hangisi keyif veriyor? Bununla ilgili düşüncelerinizi anlatır mısınız?

AŞB: Oyunculuk benim hayatımda önem verdiğim ve yapmaktan gurur duyduğum işlerin arasında yer alıyor. Ama yaptığım tüm işler içinde Çizgi film benim için son durak ve çizgi film yaparak ölmek istiyorum.

YK: Türkiye’ de çok fazla çizgi film yapılmıyor; çok maliyetli bir iş olduğundan mı yoksa yeterli insan gücümüzün olmamasından mı kaynaklanıyor? Siz Pepee’ yi hazırlarken bir zorlukla karşılaştınız mı; bunları nasıl aştınız?

AŞB: Türkiye’de daha önce çizgi film yapma denemeleri olmuş. Ama çok çeşitli sebeplerle ya yeterince ses getirememiş ya da beklentilerin çok altında kalmış. Pek çoğu da yarı yolda pes etmiş… Bu manada Pepee Türkiye’nin markalaşan ilk çizgi filmi. İlerde Türk çizgi film tarihi yazıldığında Pepee Türkiye’nin markalaşan ilk çizgi film kahramanı olarak yerini alacak. Bizden sonra bu işi yapmak isteyenlere de Pepee başarılı bir örnek ve umut olacak.

Çizgi Film ilk kez rüzgârını benim estirdiğim, kendi başıma sıfırdan ve önümde hiçbir fırsat yokken oluşturduğum bir girişim. Sıfırdan, karar vererek tüm zorluklarına katlanarak giriştiğim bir iş.

031 Pepeenin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee hakkında konuştuk

Biz tam dört yıl önce olumsuzluklar içinden sıyrılıp, Türk halkına, özlem duyduğu bizim kültürümüzden, içimizden çıkan ama teknik olarak da Dünya ile rekabet edebilecek kalitede bir çizgi film yaratmanın peşine düştük. Bu düşümü ilk açıkladığımda herkes bana inanmaz gözlerle baktı. Türkiye’de az gelişmiş hatta var olmayan bir sektörde sıfırdan iş yapmaya başlamak belki de çılgınlıktı… Ama çok istediğim için ben bu işe başladım ve kimse izlemezse ileride kızıma izletirim diye düşündüm. Gururla söyleyebilirim ki 4 senenin sonunda bugün tüm Türk çocukları Pepee’yi bağırlarına bastı.

YK: Pepee’ nin senaryosunu siz mi yazıyorsunuz? Senaryonun içinde kavramları da çok etkili bir biçimde veriyorsunuz. Didaktik bir tavır sergilemeden anlatmak için yaptığınız çalışmalar nelerdir?

AŞB: Pepee’nin senaryolarını ben yazıyorum. Çocuk psikolojisi ve beyin gelişimi özel ilgi alanım olduğu için konu bulmakta zorluk çekmiyorum. Bu arada bu konuda her ne kadar bilgiliyim desem de yine de benim gözümden kaçabilecek konularda uzman desteği ile çalışıyorum ilk günden beri. Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin baştan beri tüm desteği ile projede yanımızda. Ayrıca “eğitim danışmanları” ve “pedagoglar”dan kurulu bir danışma kurulumuz var. Tüm bu süreçlerden sonra bir de TRT’nin drama kurulunun onayından geçiyor senaryolar. Sonra canlandırılıyor. Sorunuza dönecek olursam, ben çocukların kendisinden besleniyorum. Parkta, yakınlarımdaki her çocuk benim Pepee’ye katabileceğim güzelliklerle dolu. İzleyici çocuk kendini ve ihtiyacı olan şeyleri görüyor Pepee’de. Bu yüzden çok seviyor.

Pepee’nin diğer çizgi film karakterlerinden en büyük farkı bildiğimiz anlamda İDEAL bir çocuk olmaması. O olması gereken İDEAL çocuk.

Pepee için TRT ÇOCUK ile 52+52 bölümlük bir seri planladık. 52 bölümün eğitim içeriğini okul öncesi yaş grubu olan 3-6 yaş için özel olarak hazırladık. Pedagog, eğitim danışmanları danışmanlığında 52+52 toplam 104 bölümlük bir eğitim içeriği var önümde. Her bölümün senaryosunu bu içeriğe sadık kalarak yazıyorum.  Bir de gerçek İDEAL çocuk örneklemi yaptık Pepee’de. Pepee’nin diğer çizgi film karakterlerinden en büyük farkı bildiğimiz anlamda İDEAL bir çocuk olmaması. O olması gereken İDEAL çocuk.  Pepee’nin bu kadar sevilir olmasının da nedeni bu galiba.

Pepee bastırılmamış bütün çocuklar gibi sorgulayan, yaramaz bir karakter. Bu da Pepee’yi hem eğlenceli hem öğretici kılıyor.

YK: Pepee kısa sürede çocukların dikkatini çeken, beğeniyle izlenen bir film oldu, bunun sebebini neye bağlıyorsunuz?

AŞB: İzleyicinin gördüğünde dokunmak isteyeceği, yanaklarını mıncıklamak isteyeceği bir karakter olmasını çok istedim. Bu istekten yola çıktık. Hedef yaş gurubumuz 3-6 yaş olduğu için çok basit çizgiler ile sade bir tasarım yapmamız gerekiyordu. İki zeytin göz ve bir çocuğun bile çizebileceği basit çizgilerle bezenmiş ağız ve yüz ifadeleri tamamen yaş grubumuzun ayrıntı algısı olmadığı gerçeğinden yola çıkarak tasarlandı. Sanırım özellikle yanakların mıncıklanma isteği kısmında oldukça başarılı olduk.

YK: Pepee fiziksel ve karakter özelliği ile çok beğenildi. Bu özellikleriyle ortaya çıkışında, nelerden etkilendiniz?

AŞB: Çocuk psikolojisi özel ilgi alanlarımdan biridir oldum olası. Çocuk gelişimi, beyinin yaşlara göre fiziksel ve psikolojik değişimi inanılmaz ilgimi çekmiştir. Her fırsatta tezler okur, pedagojik dünyayı takip ederdim. Bu çocuk odaklı bir çizgi film yapımına karar verdiğimde kolumdaki altın bilezik oldu. Yaş grubu olarak en çok hakim olduğum, algısını ilgisini en iyi bildiğim yaş grubu ile başlamak istedim. Bu yüzden okul öncesi çocuklara hitap eden bir karakter ve konsept yaratmak için kolları sıvadım.

3-4 yaş çocuklarında detaylar karmaşıklık ve bilinmezlik yaratır.

Bu yaş grubunun en önemli özelliği detay algısının olmamasıdır. 3-4 yaşlarındaki bir çocuğa istediğiniz kadar detaylı mekanlar, karakterler yapın, bir büyükte yaratılan etkiyi alamazsınız, hatta bu detaylar çocuk için karmaşıklık ve bilinmezlik yaratacağı için işe karşı olumsuz bir tavır takınmasına sebep olur. Bu yüzden mümkün olduğu kadar az obje ile mekanları ve basit yuvarlak bir kafa, bir çocuğun çizebileceği zeytin gözler, ağız ile karakteri mümkün olan en basit hali ile tasarladık. Senaryolar da tamamen yaş grubumuzun özelliklerine hitap edecek şekilde ve yerel öğelerden beslenerek oluşturuldu.

YK: Pepee programı çocuğun bütün gelişim alanlarını destekleyen ayrıca değerlerimizi de yansıtan bir yapısı var, bunu nasıl açıklıyorsunuz?

AŞB: Çocuklarımızın yabancı uyruklu çizgi filmleri izleyerek kendi özlerine, kültürlerine yabancı kalmaları hep içimi acıtan bir durumdu. Bu nedenle Pepee’yi oluştururken özellikle bizim değerlerimize, kültürümüze sahip çıkan bir yapısı olmasına önem verdik. Bunu sağlamak adına da halay, horon, Trakya karşılaması gibi kültürümüze ait öğeleri ön plana çıkarmaya çalıştık. Bu kişisel bir ihtiyaçtı benim için yapınca gördüm ki toplumsal bir ihtiyaçmış. Türk halkı Pepee’yi anladı ve bağırlarına bastı.

pepee01 Pepeenin yapımcısı Ayşe Şule Bilgiç ile Pepee hakkında konuştuk

YK: Pepee’ nin ezgisini ve bestesini kimler yapıyor? Göz önünde bulundurduğunuz kriterler nelerdir?

AŞB: Pepee’nin müziklerini Kıraç yapıyor. Kıraç’ın her konuda sonsuz desteğini alıyorum ve Pepee üzerinde büyük emeği olduğunu söyleyebilirim. Kıraç “Pepee”deki şarkılar bir “anne doğallığında olmalı” dediği için, sözleri ve besteleri ben yapıyorum. O da altın dokunuşlarla o melodileri harika şarkılar haline getiriyor. Çok önemsiyoruz. Çocukların zihinsel yapılarına ve algılarını geliştirici melodiler kullanıyoruz.

YK: Pepee dergisinin yayınlama fikri nasıl gelişti ve bununla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

AŞB: Pepee’nin çok kemikleşmiş ve bilinçli bir hayran kitlesi var. Çocuklar kadar anneler-babalar da Pepee’yi yakından takip ediyor. Anne-babalardan o kadar çok soru ve talep almaya başlamıştık ki böyle bir yayına ihtiyaç olduğunu gördük. Yani Pepee Dergisi de kendisi gibi ihtiyaçtan doğdu. Çünkü sadece çocuklar ve onların el becerilerini geliştirmeye yönelik bir dergi olmakla kalmıyor dergimiz… Bir yüzü de annelere hitap ediyor ve 2-6 yaş grubu çocuklarla ilgili en sık sorulan soruların yanıtları işin uzmanları tarafından yanıtlanıyor. Bir başka deyişle dergi anne-babalara da rehberlik etme niteliğini taşıyor.

YK: Pepee de  ‘’Bebe’’ karakterini kızınızın seslendirdiği doğru mu? Kızınızla birlikte kendi projenizde yer almak nasıl bir duygu, bizimle paylaşır mısınız?

AŞB: Evet, Bebe karekterini kızım Iraz Elif seslendiriyor. Pepee tam da onun dünyasına hitap ediyor. Iraz Elif hedef yaş grubumuza giriyor ve Pepee ile çok eğleniyor. Anne kız eğleniyoruz dublaj vakitlerinde..

YK: Pepee’ nin yayınlanan ilk bölümleri ile en son yayınlanan bölümlerinde göze çarpan değişiklikler var. Mesela, Pepee’yi daha sosyal çevrenin içinde görüyoruz. Bununla ilgili değişiklikler ve gelişim devam edecek mi?

AŞB: 23 Nisanda Pepeeyi baştan aşağı yeniledik. Öğrendiğimiz ve edindiğimiz tecrübeler ışığında daha iyisini yapabileceğimizi düşünerek yaş grubunu da 2-5 den 3-6 ya çektik. Bundan sonra Pepeenin yaş kitlesini değiştirme gibi bir fikrimiz yok. Pepee hep 3-6 yaş grubuna ait kalacak ama mekanlar eklenebilir, yeni karakterler girebilir tabii ki…

YK: Pepee çok güzel bir çizgi film fakat parka gidiyor ondan başka kimse olmuyor, evde nasıl yaşıyor onunla ilgili bölümleri yer almıyor. Bunla ilgili ne düşünüyorsunuz?

AŞB: Konsepti gereği Pepee zaten ütopik bir dünyada yaşıyor. Biz yaş grubumuza DÜNYA HUZURLU BİR YERDİR mesajını veriyoruz. Çünkü bu yaş grubunun ihtiyacı olan duygu bu.  Sonra zaten gerçekleri bir bir öğrenecekler. Bizim hedef kitlemiz bunu çok sorgulamıyor. Onların aklı sizin benim gibi çalışmıyor. Yani Pepee’nin neden etrafta çok sayıda arkadaşı olmadığını sorgulayan çocuk zaten nedenini anlattığınızda yani bu bir çizgi film dediğinizde bunu anlayabilecek kapasitededir. Öyle olmasa bu ayrıntıyı fark edip soramaz. Sormayan çocuk için ise o ayrıntı hiç de sizin düşündüğünüz gibi kafaya takılacak bir şey değildir.

YK: Bu projeyi yapmak size neler kazandırdı? İyi ki bu projeye girmişim demenizi sağlayan bir şeyler oldu mu?

AŞB: Mutluluk kattı. Çok yorgunum. Üzerimde 4 senelik bir yorgunluk var. Doğru düzgün tatil yapmadan bu işe kitlendik ekip olarak. Biraz dinlenmeye biraz nadasa çekilmeye ihtiyacım var. 2. projemiz için bunu yapmam lazım. Ama Türkiye’de çizgi film yapılabilir kısmını önce kendime sonra herkese ispatlamak ve dişe dokunur bir iş yapmak, annelerden dualar almak müthiş bir huzur veriyor bana.

YK: Bundan, sonra hedefleriniz arasında gerçekleşmesini istediğiniz ya da düşündüğünüz bir planınız var mı?

AŞB: Evet bir dolu düşler var sırada gerçekleştirilmeyi bekleyen. 4. senenin sonunda ikinci projeye başladık. Türkiye’de çok ses getireceğini düşündüğümüz çok özel bir konsept ve Türk halkının bağrına basacağı ikinci karakter için kolları sıvadık. Bu sefer yaş grubumuz 6-9. Yani ilkokul çağı çocukları. Pepee 3-6 hedef yaş grubuna özel yapılıyor. Yeni konsept ve karakter 6-9. İnanılmaz heyecanlı bir doğum süreci var şu an stüdyoda. Yeni ekip arkadaşlarımız projeye başladı. Hepsi canavar gibi çocuklar. Bu ülkenin çocuklarına faydalı ve eğlendirici çizgi filmler yaparken müthiş eğlenen bir ekibiz. Bir de 2013′de vizyonu planlanan bir sinema filmimiz var. Bu arada Pepe ile ilgili farklı gelişmeler de bir yandan devam edecek. Örneğin Eylül’de Pepee’nin anne-çocuk konseptli dergisi çıkacak. Sizin anlayacağınız proje çok, bu nedenle de daha çok çalışmamız gerekiyor hem de çok…

YK: İlginiz ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz. Pepee’nin yeni bölümlerini merakla bekliyoruz.

 

Pepee ile ilgili yorumlarınızı bizlerle paylaşırsanız çok mutlu oluruz. Çocuklarınız Pepee’yi izlerken hangi davranışları sergiliyor? Lütfen bu yazının altına çocuğunuzun Pepee’yi izlerken verdiği tepkileri yazın.

 

 

 

 

İlgili yazılar:

  1. Pepee..
  2. Prof Dr. Doğan Cüceloğlu ile Röportaj Öncesi
  3. Doğan Cüceloğlu ile Röportajımız
  4. Anne sütü hakkında bilmek istedikleriniz: Asiye Nuhoğlu cevapladı
  5. Meraklı Minik İllustratörü Bengi Gencer ile Çocuklar ve Çizim konusunda konuştuk

Yorum

  1. fatih inci diyor:

    mhb türkiyede çocuklar için yapılan en güzel işlerden biri hatta mükemmeli. pepeyi kızım da çok seviyor.seyrederken birçok şey öğrendiğini görünce çok mutlu olduğumu söylemeliyim.renk kavramı,nesneler çiçekler eşyalar gibi umarım uzun zaman devam eder bizler deizleme fırsatı bulurruz.

    • betül diyor:

      oğlum daha 1.5 yaşında ama pepee yi izlerken bıcır bıcır yüzünde sürekli güller açıyor onun halini anlatmada zorlanıyorum teşekkürler AŞB ve ekibi ……ayrıca anne baba olarak bizlerde soluksuz izliyoruz….

  2. aysel duransoy diyor:

    kızım şuan 22 aylık ve tam bir Pepee hayranı tabii doğal olarak bizlerde.Pepee’deki tüm karakterleri biliyor,çok seviyor.Kızımın sayı saymayı ,renkleri,hayvanları öğrenmesinde büyük yardımı oldu Pepee’nin..Pepee’yi herşeyiyle taklit ediyor;koşmasıyla,yürümesiyle,karnını tutarak gülmesiyle,küsmesiyle,yemek yeme şekliyle.. sayamayacağım birçok hareketiyle..Başta Ayşe Şule Hanım olmak üzere Pepee’de emeği geçen herkese çoooook teşekkürler.Ellerinize,yüreğinize,aklınıza,emeğinize sağlık hepiniz iyi ki varsınız:))

  3. aysel duransoy diyor:

    Pepee’yi izlerken çoğu zaman ortamdan bağlantısı kesiliyor,Pepee’ye kilitleniyor.Pepee başlarken Pepee diye çığlık atıp odanın ortasında fır fır dönmeye başlıyor,yüzünde kocaman bir sırıtmayla Pepee’ye eşlik ediyor:))

  4. mervecan sarikaya diyor:

    benim oglumda 20 aylik ve tam bir pepee hastasi sabah yataktan kalkar kalkmaz anne pepee ac diyo.sayilari yavas yavas söylüyo ve cogu sarkilarini tam söyleyemesede en azindan hevesleniyor ve ugrasiyor size cooook tesekür ederim emin olun yanlizca ben veya baska cizgi filimler bukadarini kisa zamanda ögretemezdik zaten baskasinada fazla bakmiyor zaten hem eyleniyor hemde ögreniyor ayrica esimle bende oglumla beraber hic kacirmadan izliyoruz:)

  5. canan baran diyor:
  6. babacık diyor:

    mrb benim yeğenim pepee nin uyu bebeğim adlı programından hemen sonra ve ya söyleme esnasında hemen ağlamaya başlıyor bunun sebeplerini öğrenebilirmiyim…

  7. Oğluşlarım! diyor:

    2 tane oğlum var büyük olanı pepe izleye izleye 6 yaşına geldi. diğeri 16 aylık tam bir yaşına geldiğinde tesadüfen farkına vardık pepe çıkınca dikkat kesildiğini şuan hiç kaçırmıyo “uyu Bebeğim” ninnisi çıkınca başını yastığa koyuyo ama uyumuyo tabi “annem benim canım annem” çıkınca annesine muhakkak bakıyor göz teması kuruyor.Pepe çıkar çıkmaz Mutluluğu gözlerinden okunuyo Oğluşlarımın.AŞB teşekkür ediyorum Sizleri ve oğluşlarımı çok seviyorum.Başarılar…..

  8. selda şimşek elçi diyor:

    ben 24 yaşındayım 8,5 aylık oğlum var 2 aylıkken yere yatırırdım pepeeyi açardım izlerdi şimdi bayılıyor bende çok seviyorum oğlumla birlikte izliyoruz çok güzel bir karakter teşekkür ederiz ve başarıların devamını dileriz…

  9. şeydanur diyor:

    kardeşim pepiyi izlerken çok mutlu oluyor hatta pepenin şarkılarını bile ezberlemişayşe şule bilginç hanıma ve pepede tüm emek verenlere teşekkürler………

    • gülben diyor:

      benim kardeşim ilaç içerken içmek is temiyor onun için pepee ye ilaç içmek le ilgili şeyler kayarmısınız

  10. şeydanur diyor:

    hatta pepenin ailesini bile ezberlemiş pepenin tokası pepenin boyama kitabı yapıştırıcıları haatta daha fazlası kardeşim tam bir pepe hayranı ben bile pepeyi severek izliyorum tekrardan ayşe şule bilgnç hanıma ve pepede emek harcayan tüm emektarlara teşekkürler imi sunuyorum………

  11. gülben diyor:

    kardeşim iki yaşında

  12. seda diyor:

    neden isimler türk isimleri değil ?

  13. nur
    Twitter:
    diyor:

    peeppee çok tatlı

  14. Pepee diyor:

    Benim Kardeşim de tam bi Pepee hayranı :D Renkleri,hayvanları,sayıları onun sayesinde öğrendi . Kelime haznesi oldukça geniş Pepee sayesinde .. Henüz 3 yaşında ama oldukça anlamlı,etkileyici cümleler kurabiliyor.Aynı şekilde halamın oğlu ! Bi keresinde halam ütü yaparken yanına gelmiş , diyo : Hmmm bu mantığıma uymuyor :D (3 yaşında)
    Ayşe Şule Bilgiç ve bu çizgi filmde emeği geçen herkese teşekkür ederim !
    (İsimler türkçe olsaydı daha güzel olurdu)

Aklınızda ne var?

*

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes